Sabah Sakinliği Bahçesi
Makale Okuma Süresi
21 Şubat 2026 tarihinde Özgür Gülün tarafından güncellendi.
Merhaba sevgili gezginler! Bugün sizi Güney Kore’nin ruhunu dinlendiren, doğanın sanatla buluştuğu eşsiz bir köşeye, Sabah Sakinliği Bahçesi’ne (The Garden of Morning Calm) götüreceğim. Burası, Gapyeong bölgesinin engebeli topografyasında yer alan, yaklaşık 330.000 metrekarelik devasa bir alana yayılmış, Kore’nin en eski ve en romantik özel botanik bahçesidir. İçerisinde 5.000’den fazla bitki türünü barındıran bu cennet, 22 farklı tematik alanı ve yıl boyu süren festivalleriyle ziyaretçilerine sadece görsel değil, aynı zamanda ruhsal bir huzur sunar.
Gelin, bu masalsı bölümleri birlikte keşfedelim:
- Sunken Garden (Batık Bahçe / Hagyeong Garden): Burası bahçenin en ikonik noktasıdır. Kore Yarımadası şeklinde tasarlanan bu bahçe, çiçekli yollarıyla Kuzey ve Güney Kore’nin birleşme arzusunu simgeler. Bu büyüleyici tasarımı sayesinde CNN tarafından “Kore’nin En İyi 50 Turistik Yeri” arasında gösterilmiştir.
- Moonlight Garden (Ay Işığı Bahçesi): Belki de bahçenin en romantik köşesidir. Ay ışığını yansıtması için özel olarak beyaz laleler ve zambaklarla süslenmiştir. Uzun, çiçekli bir yolun sonunda sizi masalsı beyaz bir kilise bekler; burası K-dramaların en sevilen çekim noktalarından biridir.
- Pond Garden (Seohwayeon / Göl Bahçesi): Geleneksel Kore mimarisinin suyla buluştuğu bu alanda, nilüferlerle bezeli dingin bir göletin kıyısında ahşap bir çardak yükselir. Yaz aylarında 30 farklı çeşitten oluşan 1.000’den fazla süsen (iris) çiçeği burayı bir renk cümbüşüne dönüştürür.
- J’s Cottage Garden (J’nin Kulübe Bahçesi): Kore’nin kalbinde bir Avrupa esintisi hissetmek isterseniz, İngiliz köy evlerinden esinlenen bu bahçeye bayılacaksınız. Özellikle yaz aylarında açan çok yıllık bitkilerle çevrili taş kulübe, kendinizi bir Cotswolds köyündeymiş gibi hissettirir.
- Hometown Garden (Memleket Bahçesi): Geleneksel Kore köy evlerini ve avlularını barındıran bu bölüm, ziyaretçilere Kore’nin geçmişine ve kırsal yaşam kültürüne dair nostaljik bir yolculuk sunar.
- Millennium Juniper (Bin Yıllık Ardıç): Bahçenin yaşayan sembolü olan bu ağaç, yaklaşık 1.000 yaşındadır. “Cheonnyeonhyang” olarak adlandırılan bu görkemli ardıç, bahçenin kalıcılığını ve köklü Kore kültürünü temsil eder.
- Cloud Bridge (Bulut Köprüsü): Heyecan arayanlar için 50 metre uzunluğundaki bu asma köprü, Vadi Bahçesi’nin üzerinden geçer. Sabahın erken saatlerinde köprü üzerini kaplayan sis, size bulutların üzerinde yürüyor hissi verir.
- Diğer Özel Bölümler: Bahçede ayrıca nadir türlerin sergilendiği Vahşi Çiçek Bahçesi, binlerce krizantemin açtığı Gök Yolu, sanatsal budama örneklerinin bulunduğu Bonsai Bahçesi ve çocukların doğayla bağ kurabileceği çeşitli deneyim programları sunan Sınıf Evi gibi pek çok alan bulunur.
Ayrıca bahçe içinde yıl boyu düzenlenen sergiler için Sera (Green House), Çiçek Evi ve Alp Evi gibi kapalı tesisler de mevcuttur. Bu 22 bölümün her biri, Kore doğasının farklı bir yönünü kutlayan unutulmaz bir deneyim sunar.
Peki, bu güzel yerin ismi nereden geliyor derseniz, hikayesi oldukça derin. Bahçenin adı, Hindistanlı efsanevi şair Rabindranath Tagore’un Kore’yi “Sabah Sakinliği Ülkesi” (Land of the Morning Calm) olarak nitelendirmesinden ilham almıştır. Bu isim, Joseon Hanedanlığı’ndan bu yana Kore’nin dingin ve vakur ruhunu temsil eden kadim bir lakaptır. Bahçenin kurucusu, bu isimle Kore’nin zarif ve doğal güzellik anlayışını tüm dünyaya anlatmayı hedeflemiştir.
Bu muhteşem bahçenin tarihine baktığımızda ise arkasında büyük bir tutku ve fedakarlık hikayesi buluyoruz. Bahçenin temelleri, Sahmyook Üniversitesi Bahçecilik Bölümü profesörü olan Han Sang-kyung’un vizyonuyla atılmıştır. Profesör Han, Amerika’da bulunduğu sırada Kanada’daki Butchart Bahçeleri’ni ziyaret etmiş ve oradaki eski bir kireç ocağının nasıl bir çiçek cennetine dönüştüğünden derinden etkilenmiştir. 1992 yılında bu hayali kurmaya başlayan Han, 1994 yılında bahçenin bugünkü arazisini satın almıştır.
İşin en etkileyici kısmı ise şu: Burası başlangıçta çiçeklerle bezeli bir yer değil, keçilerin otladığı, anız yakma yöntemleriyle verimsizleşmiş, kayalık ve çorak bir taş tarlasıydı. Profesör Han ve eşi, bu zorlu araziyi düzeltmek için bizzat bedenen çalıştılar; hatta projenin finansal olarak tıkandığı dönemlerde kendi evlerini satıp bahçedeki küçük bir kulübede yaşayacak kadar büyük riskler aldılar. Nihayet bu emeklerin meyvesi olarak bahçe, 11 Mayıs 1996 tarihinde kapılarını ziyaretçilere açtı. O günden bu yana sürekli gelişen bahçe, bugün yılda 1 milyondan fazla turisti ağırlayan, Kore’nin kültürel mirasının ve doğa sevgisinin yaşayan bir sembolü haline gelmiştir.
Güney Kore’nin en büyüleyici etkinliklerinden biri olan ve Sabah Sakinliği Bahçesi’nde düzenlenen “Beş Renkli Yıldız Işığı Bahçesi” (Osaek Starlight Garden), kış mevsiminin tartışmasız en görkemli sahnesidir.
Bu ışık festivali, Kore’de doğal manzarayı devasa ölçekli LED ekranlarla birleştiren ilk festival olma özelliğini taşır. Yaklaşık 330.000 metrekarelik devasa bir alana yayılan bahçe, akşam karanlığı çöktüğünde 3 milyondan fazla çevre dostu LED lambanın yanmasıyla tam bir “kış harikalar diyarına” dönüşür.
Festival genellikle Aralık ayının başında kapılarını açar ve Mart ayının ortasına kadar devam eder.
Işıklar her akşam saat 17:00’de, güneş batarken yanmaya başlar. Bahçe, Pazar-Cuma günleri arası saat 21:00’e kadar, Cumartesi günleri ise yoğun ilgi nedeniyle 23:00’e kadar açık kalır. Son girişin kapanıştan bir saat önce olduğunu unutmayın.
Bahçede yürürken kendinizi “Alice Harikalar Diyarında” veya Disney’in “Frozen” filmindeymiş gibi hissedebilirsiniz. Özellikle Moonlight Garden (Ay Işığı Bahçesi) içinde yer alan küçük beyaz kilise, ışıklar altında masalsı bir görünüme bürünür. Ayrıca Hagyeong Garden’daki devasa ışık heykelleri, parıldayan at arabaları ve milyonlarca ışıkla örülmüş tüneller, fotoğraf tutkunları ve romantik bir yürüyüş isteyen çiftler için vazgeçilmez noktalardır.
Bu minicik şapel, beyaz laleler ve zambaklarla bezeli uzun, masalsı bir yolun sonunda sizi karşılayarak kendinizi bir peri masalının içindeymiş gibi hissetmenizi sağlar. Ay ışığının parıltısını yansıtacak şekilde tasarlanan bu bahçedeki kilise, özellikle alacakaranlık saatlerinde büyüleyici bir atmosfere bürünür. İçine girdiğinizde sizi şaşırtacak kadar küçük olan bu yapının içerisinde minicik oturma sıraları ve zarif bir haç bulunur. Estetik zarafeti nedeniyle burası, bahçenin en çok fotoğraflanan yerlerinden biri olmasının yanı sıra romantik anlar biriktirmek isteyen çiftlerin de favori durağıdır. Sinematik güzelliği sayesinde Love in the Moonlight gibi popüler Kore dizilerinin en romantik sahnelerine fon oluşturmuş ve Hallyu hayranları için ikonik bir mekan haline gelmiştir. Kışın düzenlenen o meşhur ışık festivalinde ise bu küçük kilise, parıldayan lambalarla çevrelenerek gerçek bir “kış harikalar diyarı” manzarasına dönüşür,.
Işıkların yandığı o sihirli anı yakalamak için saat 17:00’den biraz önce orada olursanız hem gün batımını hem de bahçenin dönüşümünü izleyebilirsiniz.
Madem bahçemizde derin bir huzur yolculuğuna çıktık, gelin bu huzurun isim babası olan o bilge şaire, Rabindranath Tagore’a daha yakından bakalım. Bahçemizde dolaşırken duyduğunuz o dinginlik, aslında onun mısralarından süzülüp gelen bir ruhu temsil ediyor.
Elimizdeki kaynaklara göre Tagore ve etkileri hakkında şunları söyleyebiliriz:
Rabindranath Tagore, Hindistanlı dünyaca ünlü bir şairdir. Kendisi, Joseon Hanedanlığı dönemindeki Kore’nin o asil ve dingin ruhundan o kadar etkilenmiştir ki, Kore’yi Sabah Sakinliği Ülkesi (Land of the Morning Calm) olarak nitelendirmiştir. İşte bugün içinde yürüdüğümüz bu muazzam bahçe, adını tam olarak Tagore’un bu zarif benzetmesinden almaktadır. Bahçenin kurucusu Profesör Han, Tagore’un bu ifadesini bir vizyon olarak benimsemiş ve Kore’nin asimetrik, doğal ve zarif güzelliğini bu isim altında dünyaya tanıtmak istemiştir.
- Bülent Ecevit: Eski Başbakanlarımızdan Bülent Ecevit, Tagore’un en büyük hayranlarından biriydi. Hatta Tagore’un ünlü eseri *”Gitanjali”*yi ve *”Avare Kuşlar”*ı Türkçe’ye kazandıran kişidir. Ecevit’in kendi şairane ve naif siyaset üslubunda Tagore’un mistik dünyasının izlerini görmek mümkündür.
- Mustafa Kemal Atatürk: Atatürk ve Tagore arasında doğrudan bir görüşme olmasa da, birbirlerine büyük saygı duydukları bilinir. Tagore’un 1920’lerde Türkiye’ye olan ilgisi ve Atatürk’ün modern Türkiye’yi inşa ederken Doğu’nun bu bilge sesiyle olan entelektüel mesafesi tarihçilerce konuşulur. Atatürk’ün kütüphanesinde Tagore’un eserlerinin bulunduğu da söylenir.
- Mahatma Gandhi: Bu iki isim Hindistan’ın modern tarihindeki en yakın ama en çok tartışan iki devidir. Tagore, Gandhi’ye meşhur “Mahatma” (Yüce Ruh) unvanını veren kişidir; Gandhi ise Tagore’a “Gurudev” (Yüce Öğretmen) diye hitap ederdi. Fikir ayrılıkları yaşasalar da birbirlerine olan sevgileri hep baki kalmıştır.
Özetle Tagore, sadece Kore’ye bu güzel ismi ilham vermekle kalmamış; dünya siyasetine ve edebiyatına yön veren isimleri de derinden etkilemiş bir barış ve doğa elçisidir.
Bahçemizi gezmeye devam ederken, her çiçekte onun o “sabah sakinliği” mısralarını hissetmeye ne dersiniz?
Asya’nın altın çağında; Kore onun ışık taşıyıcılarından biriydi; Ve o ışık bekliyor; bir kez daha aydınlanmak için; Doğunun aydınlatılması için
Gapyeong dağlık bir bölge olduğu için kış akşamları oldukça dondurucu olabilir; termal kıyafetleriniz, eldivenleriniz ve kar botlarınız mutlaka yanınızda olsun.
Bahçenin içindeki kafelerde sıcak bir çikolata veya bitki çayı içerek kısa bir mola vermek, soğuğa karşı direncinizi artıracaktır.
Kışın karla kaplı dağların ve vadilerin arasında parlayan bu milyonlarca ışık, sadece gözlerinize değil, ruhunuza da hitap edecek bir huzur sunuyor. Bu büyüleyici atmosferde zamanın durduğunu hissedeceksiniz.
Sabah Sakinliği Bahçesi o kadar büyüleyici ve estetik bir mükemmelliğe sahip ki, Kore dizi ve film sektörü (Hallyu) için adeta doğal bir plato haline gelmiştir. Bahçe yönetimi, hayranların sevdikleri sahneleri yeniden canlandırabilmesi için çekim yerlerini gösteren haritalar ve bilgiler sunarak bu medya odaklı turizmi desteklemektedir.
İşte bu cennet köşesinde çekilen bazı unutulmaz yapımlar:
- Love in the Moonlight (Moonlight Drawn by Clouds): Başrolünde Park Bo-gum’un yer aldığı bu tarihi dizi, o romantik atmosferi yaratmak için özellikle bahçenin Pond Garden (Göl Bahçesi) ve Moonlight Garden bölümlerini kullanmıştır.
- You’re Beautiful: 2000’li yılların sonunda bahçenin uluslararası düzeyde tanınmasına büyük katkı sağlayan önemli yapımlardan biridir.
- She Was Pretty: Dizide bahçenin modern ve sanatsal yürüyüş yolları ile romantik havası ön plana çıkarılmıştır.
- Diğer Popüler Diziler: ‘School 2017’, ‘I’m Not a Robot’, klasiklerden ‘A Love to Kill’, ‘Black’, ‘The Emperor: Owner of the Mask’, ‘The King in Love’, ‘My Golden Life’, ‘Smile Again’, ‘Wang’s Family’, ‘Introverted Boss’, ‘Jugglers’ ve ‘Hold Me Tight’ gibi çok sayıda dizi burada çekilmiştir.
- Filmler: Sinema dünyasından ise 1997 yapımı kült film ‘The Letter’, ‘Detective K’ (2015) ve ‘Addicted’ (2002) bahçenin eşsiz manzarasını beyaz perdeye taşımıştır.
- Programlar: Ayrıca, Kore’nin çok sevilen varyete programı ‘Infinite Challenge’ ve ‘The CEO’ adlı belgesel de burada çekimler yapmıştır.
Bahçede yürürken attığınız her adımda kendinizi bir film sahnesinin içinde gibi hissedebilir, sevdiğiniz oyuncuların izlerini sürebilirsiniz.
Influencer’lar ve fotoğrafçılar için en popüler Instagram noktalarından biridir.

