Birleşmiş Milletler Anıt Mezarlığı
Makale Okuma Süresi
29 January 2026 tarihinde Özgür Gülün tarafından güncellendi.
Merhabalar değerli misafirlerim, şimdiki durağımız dünyada eşi benzeri olmayan, barışın sessiz bekçisi Birleşmiş Milletler Anıt Mezarlığı (UNMCK).
Bu kutsal alanın uluslararası literatürdeki adı olan UNMCK kısaltmasının İngilizce açılımı şöyledir: United Nations Memorial Cemetery in Korea.
Kendi dilimizde ise biz bu değerli mekanı Birleşmiş Milletler Kore Anıtsal Mezarlığı (veya yaygın adıyla BM Anıt Mezarlığı) olarak ifade ediyoruz. Burası sadece bir isimden ibaret değil; dünya barışı ve özgürlüğü uğruna kendi evlerinden binlerce kilometre öteye gelip canlarını feda eden kahramanların anısını yaşatan, dünyadaki tek Birleşmiş Milletler mezarlığı olma unvanını taşıyan çok özel bir barış simgesidir.
Karanlık Bir Sabah: Kore Savaşı’nın Başlangıcı
Hikâyemiz, 25 Haziran 1950 sabahında, dünyanın henüz İkinci Dünya Savaşı’nın yaralarını sarmaya çalıştığı bir dönemde başlıyor. 38. paralelin kuzeyinden gelen birliklerin güneye saldırmasıyla Kore Yarımadası bir anda alevler içinde kalıyor. Bu sadece yerel bir çatışma değil; Soğuk Savaş’ın en sıcak, en kanlı sahnelerinden biridir. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, özgürlüğü ve dünya barışını korumak adına üye ülkelere çağrıda bulunuyor. 22 ülkenin bu çağrıya kulak vermesiyle, tarihte Birleşmiş Milletler adı altında asker gönderilen ilk ve en benzersiz dayanışmalardan biri şekilleniyor. Tam 37 ay süren bu amansız mücadele, 27 Temmuz 1953’te imzalanan ateşkes anlaşmasıyla sona eriyor.
Kore Savaşı hakkında daha fazla bilgi için Korean War yazımı okumanızı tavsiye ederim.
Barışın Ebedi İstirahatgâhı: UNMCK Tarihçesi
Savaşın en yoğun günlerinde, 1951 yılının başında, BM Komutanlığı tarafından yerel mezarlıklardaki naaşlar toplanarak Busan’da bu anıtsal alan inşa edilmeye başlanıyor. Busan, savaş boyunca 1.023 gün boyunca Güney Kore’nin geçici başkentliğini yapmış stratejik bir liman şehriydi.
Peki, burayı bu kadar özel kılan nedir? Burası, Birleşmiş Milletler tarafından dünyada kurulan tek anıt mezarlıktır. 1955 yılında Kore Meclisi, bu kutsal alanı Birleşmiş Milletler’e kalıcı olarak bağışlıyor ve bugün 11 ülkeden temsilcinin bulunduğu bir komisyon tarafından titizlikle yönetiliyor. Mezarlıkta bugün, aralarında 462 kahraman Türk askerinin de bulunduğu 2.300’den fazla şehit yan yana yatıyor.
Mimari yapısı da adeta bir semboller geçidi gibidir. Ünlü Koreli mimar Joong-up Kim tarafından tasarlanan tören salonu ve 11 şelale ile 11 çeşmeden oluşan “Meçhul Asker Yolu”, savaşa katılan ülkeleri ve ismi bilinmeyen kahramanları temsil eder.
Birleşmiş Milletler Anıt Mezarlığı’nı gezerken sadece taşlara ve isimlere değil, bu alanın ruhuna işlenmiş sembollere de dikkatle bakmak gerekir. Mimari tasarımın içine gizlenmiş olan o meşhur Yin-Yang sembolizmi, aslında bize evrensel bir denge ve barış hikâyesi anlatır.
Bu felsefeyi en somut haliyle, Anı Duvarı’nın (Wall of Remembrance) önündeki yuvarlak gölette görebilirsiniz. İşte bu tasarımın ifade ettiği derin anlamlar:
- Evren ve Ateşin Uyumu: Tasarımda gölet evreni, yani Yin’i (su elementini) temsil eder. Göletin içindeki “Sönmeyen Ateş” (Eternal Flame) ise Yang’ı (ateş elementini) simgeler. Bu ateş, Kore Savaşı’nda hayatını kaybeden askerlere duyulan saygı ve minnetin bir ifadesidir.
- Zıtlıkların Dengesi: Doğu felsefesindeki Yin-Yang kavramı, doğadaki zıtlıkların aslında birbirini tamamlayıcı özellikler olduğunu ve insanlık durumunu tanımladığını ifade eder. Bu gölet ve ateş, yaşam ve ölüm, savaş ve barış gibi karşıtlıkların bir denge içinde olduğunu bize fısıldar.
- Dünya Barışı İçin Ebedi Bir Dilek: Bu mimari peyzajın bütünsel amacı, sadece geçmişi anmak değildir. Bu denge aracılığıyla, tüm insanlığın ebedi dünya barışına olan özlemi ve dileği yansıtılır.
Yani oradaki suyun durgunluğu ile ateşin canlılığı yan yana geldiğinde, bizlere savaşın karanlığından barışın aydınlığına uzanan o hassas dengeyi hatırlatır. Bu sessiz ama güçlü sembolizm, Birleşmiş Milletler Anıt Mezarlığının bir mezarlık olmanın ötesinde, neden bir “barış bahçesi” olarak kabul edildiğinin de en güzel kanıtıdır.
Gelin, bu sessiz ama çok şey anlatan Anıt Mezarlığın bölümlerini birlikte keşfedelim:
- Ana Giriş Kapısı (Main Gate)
Yolculuğumuz, 1966 yılında Busan halkı tarafından bağışlanan o görkemli kapıda başlıyor. Bu kapı, geleneksel “oryantal” (Doğu) tarzıyla tasarlanmış olup, ziyaretçileri bu kutsal alanın vakur atmosferine hazırlayan ilk duraktır.
- Tören Salonu (Memorial Service Hall)
Hemen ileride, ünlü Koreli mimar Joong-up Kim’in kaleminden çıkan o eşsiz yapıyı göreceksiniz. Bu salon, farklı milletlerin ve inançların ortak bir saygı noktasında buluşmasını temsil eder. İçeride, Kore Savaşı’nı ve mezarlığın tarihçesini anlatan, aralarında Türkçe seçeneğinin de bulunduğu 12 dakikalık duygusal bir belgesel izleyebilirsiniz. Hatta bu salonda, eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ tarafından hediye edilen bir Atatürk portresi de bizleri selamlar.
- Anı Salonları (Memorabilia Halls)
Burası savaşın tozlu sayfalarının somutlaştığı yerdir. İki farklı anı salonunda, savaş sırasında kullanılan ilk Birleşmiş Milletler bayrağını, farklı birliklerin fotoğraflarını ve o günlerden kalan kıymetli hatıra eşyalarını görebilirsiniz.
- Sembolik Alan (Symbolic Area)
Mezarlığın üst kısmında yer alan bu bölgede, savaşa katılan tüm ülkelerin ve Birleşmiş Milletler’in bayrakları yıl boyu gururla dalgalanır. Burada her milletin kendi kahramanları adına diktiği anıtlar bulunur; özellikle batı tarafında yer alan iki adet Türk anıtı, bizler için bu alanın en kıymetli noktalarından biridir.
Şehitliğin o derin sessizliği içinde başımızı gökyüzüne çevirdiğimizde bizi karşılayan en önemli sembollerden biri de Birleşmiş Milletler bayrağıdır. Birleşmiş Milletler bayrağı, mezarlığın üst kısmında bulunan ve “Sembolik Alan” (Symbolic Area) olarak adlandırılan özel alanda dalgalanmaktadır. Bu alan, Güney Kore bayrağı ile savaşa asker gönderen diğer BM üyesi ülkelerin bayraklarının yan yana durduğu, dayanışmanın en saf halini görebileceğiniz yerdir.
Şehitliği ziyaret eden misafirler için en duygusal anlardan biri de düzenlenen “BM Bayrak Çekme Töreni”ni (UN flag hoisting ceremony) izlemektir. Bu tören, ziyaretçilerin hafızalarında silinmez bir iz bırakan, saygı ve minnetin somutlaştığı bir ritüeldir.
BM Bayrağı her sabah saat 10.00’da törenle göndere çekilir ve saat 17.00’de yine törenle indirilir.
Son olarak, şehitlikteki müze bölümüne (Anı Salonları) yolunuz düşerse, orada çok özel bir emanet göreceksiniz. Savaşın o en çetin günlerinde kullanılan ilk Birleşmiş Milletler bayrağı, bugün anı salonunda bir hatıra olarak titizlikle korunmaktadır.
Bu bayrakların altından geçerken, her birinin ardında binlerce kahramanlık hikâyesi olduğunu bilmek, sanırım hepimizin kalbini bir kez daha titretiyordur.
- Meçhul Asker Yolu (Unknown Soldiers’ Pathway)
Şimdi biraz durup suyun sesine kulak verelim. 11 şelale, 11 çeşme ve 11 çam ağacından oluşan bu yol, burada naaşları bulunan 11 ülkeyi temsil eder. Bu bölüm, isimleri tarihin derinliklerinde saklı kalsa da fedakârlıkları asla unutulmayan isimsiz kahramanlara –meçhul askerlere– adanmıştır.
- Anı Duvarı (Wall of Remembrance)
Burası belki de mezarlığın en sarsıcı bölümüdür. Duvarın üzerinde, Kore Savaşı’nda hayatını kaybeden tam 40.896 BM askerinin ismi tek tek kazınmıştır. Duvarın önündeki yuvarlak gölet “evreni” (Yin), içindeki sönmeyen ateş ise kahramanların “ebedi ruhunu” (Yang) simgeler. Su ve ateşin bu sessiz buluşması, insanlığın dünya barışına olan ebedi özlemini yansıtır.
- BM Kuvvetleri Anıtı (UN Forces Monument)
Güney Kore hükümeti tarafından inşa edilen bu anıtta, barışın simgesi güvercin gravürlerini görebilirsiniz. Anıtın bronz duvarlarında savaşa verilen desteklere dair detaylar yer alırken, iç kısmında ise şehit düşen tüm askerlerin isim listesi muhafaza edilmektedir.
- Şehitlik Alanları (Graveyards)
14,4 hektarlık bu geniş alanın kalbi; her bir askerin adının ve milletinin yazılı olduğu mermer taşların bulunduğu mezarlık bölümleri. Toplam 2.300’den fazla askerin yattığı bu alanda, bizim için en müstesna yer Busan Türk Şehitliği’dir. Burada, aralarında 20’li yaşlarının başında vatanından çok uzaklarda can veren 462 kahraman Türk evladı yan yana yatmaktadır.
- Daunt Suyolu (The Daunt Waterway)
Değerli misafirlerim, Busan’daki bu anlamlı yolculuğumuzda şimdi sizi, Mezarlık ile Yeşil Alan (Green Area) arasında uzanan, sükunetin ve çocuk yaşta feda edilen bir ömrün simgesi olan çok özel bir noktaya götürmek istiyorum: Daunt Su Yolu.
17 Yaşında Bir Kahraman: J.P. Daunt’un Hikâyesi
Biraz önce Türk şehitliğinde 20’li yaşlarının başında toprağa düşen gencecik fidanlarımızdan bahsetmiştik. Ancak bu su yolu, bize savaşın acımasız yüzünü daha da derin bir sızıyla hatırlatıyor. Bu zarif yol, adını 6 Kasım 1951’de, henüz 17 yaşındayken şehit düşen Avustralyalı asker J.P. Daunt’tan alıyor.
J.P. Daunt, bu Birleşmiş Milletler Anıt Mezarlığı’nda yatan tüm kahramanlar arasındaki en genç askerdir. Onun anısını yaşatmak için inşa edilen bu su yolu, sadece bir mimari yapı değil, yaşanamamış bir gençliğe sunulan sessiz bir saygı duruşudur.
Zarif Bir Hatıra: Su Yolunun Özellikleri
Ana Mezarlık alanı ile yeşil bölgeyi birbirine bağlayan bu yol, yaklaşık 100 metre uzunluğunda ve yarım metre genişliğindedir. Suyun dinginliği, burada yatan genç ruhların huzurunu simgeler gibidir. Yolun içinde süzülen altın balıkları ve suyun yüzeyini süsleyen lotus çiçekleri, ziyaretçilere savaşın karanlığından uzak, barışçıl ve meditatif bir atmosfer sunar. Burası, ziyaretçilerin durup hayatın kıymetini ve barışın değerini düşünmeleri için en güzel noktalardan biridir.
Türklerin Görevi: “Kutup Yıldızı”nın Destanı
Şimdi biraz durup, binlerce kilometre öteden gelerek bu topraklarda destan yazan kendi atalarımızdan bahsedelim. Türkiye, İngiltere’den sonra bu savaşa en çok asker gönderen ve en çok şehit veren ülkelerden biridir. Türk tugayına verilen isim ise oldukça anlamlıdır: “Kutup Yıldızı”.
Türk askerleri sadece savaşmakla kalmamış; Sunchon Boğazı’nı koruyarak Birleşmiş Milletler ordusunu büyük bir yıkımdan kurtarmışlardır. Bu üstün fedakârlıkları nedeniyle ABD Kongresi tarafından “Mümtaz Birlik Nişanı”na, Güney Kore Cumhurbaşkanlığı tarafından ise “Birlik Nişanı”na layık görülmüşlerdir. Türk askerleri için Busan’daki bu şehitlik “Busan Türk Şehitliği” olarak anılır. Kaynaklara göre bu savaşta 721 ya da 724 evladımızı şehit verdik; birçoğunun naaşı hâlâ Kuzey Kore topraklarında olsa da Busan’daki bu kutsal alanda onların hatıraları her gün saygıyla yaşatılıyor.
Türkiye’nin bu savaşa katılması sadece askeri bir görev değil, aynı zamanda NATO’ya giriş sürecimizi hızlandıran ve iki ülke arasında kan kardeşliği olarak adlandırılan sarsılmaz bir dostluk başlatan tarihi bir dönüm noktasıdır.
Değerli dostlarım, şimdi şehitliğin en vakur, kalbimizin en derinden sızladığı o özel bölüme; binlerce kilometre öteden gelip bu topraklara emanet edilen Türk evlatlarının yanına geldik. Busan’daki bu huzur dolu bahçede yatan kahramanlarımızın naaşları hakkında bildiklerimiz hem büyük bir onuru hem de bitmeyen bir özlemi barındırıyor.
Busan’da Kaç Kahramanımız Yatıyor?
Şehitlik kayıtlarına ve anıtın resmi verilerine göre, bugün bu kutsal alanda 462 Türk askerimizin naaşı ebedi uykusuna dalmış durumdadır. Bu bölüm, genel mezarlık içerisinde “Busan Türk Şehitliği” olarak özel bir isimle anılmaktadır. Her bir mezarın başında, o kahramanın adını ve milletini gururla taşıyan birer mezar taşı bulunmaktadır.
Eksik Kalan Yanımız: Kuzeyde Kalanlar ve Kayıplar
Ancak hikâye burada bitmiyor; bu savaşta verdiğimiz şehitlerin sayısı Busan’da yatanlardan çok daha fazladır. Kaynaklarımıza göre “Kutup Yıldızı” tugayımız bu savaşta toplamda 721 şehit (bazı kayıtlara göre 724) vermiştir.
Peki, neden sadece 462’si burada? İşte burası hikâyenin en hüzünlü kısmıdır:
- Kuzey Kore Toprakları: Naaşların büyük bir kısmının hâlâ Kuzey Kore topraklarında olduğu bilinmektedir.
- Meçhul ve Kayıp Askerler: Savaşın toz dumanı içinde kendisinden bir daha haber alınamayan 175 askerimiz bulunmaktadır.
- Ailelerin Bekleyişi: Kuzeyde kalan veya kaybolan bu kahramanlarımızın aileleri, sevdiklerinin naaşlarına kavuşabilmek ve onlara birer mezar taşı dikebilmek için yıllardır yetkili mercilerle irtibatlarını sürdürmektedirler.
Gencecik Fidanlar
Mezarların arasında dolaşırken taşların üzerindeki yaşlara baktığınızda, bu fedakârlığın büyüklüğünü daha iyi anlıyorsunuz. Buradaki askerlerimizin çoğu henüz 20’li yaşlarının başındaydı. Gencecik ruhlar, bugün insanlığın barışı için 60 yılı aşkın süredir bu topraklarda yan yana, huzur içinde yatmaktadırlar.
Onların Anısı Bize Emanet
Bu şehitlik sadece bir mezar alanı değil, aynı zamanda ailelerinin gönderdiği fotoğraflarla canlanan bir hafıza merkezidir. Şehitliğe girdiğinizde sizi karşılayan Türkçe bilgilendirmeler ve oradaki görevlilerin “Teşekkürler” diyerek sizi uğurlaması, bu çocukların naaşlarının sadece toprağa değil, Kore halkının kalbine de defnedildiğinin bir nişanesidir.
Şehitlerimizin ruhları şad olsun. Onların Busan’daki varlığı, iki ülke arasındaki sarsılmaz “kan kardeşliği” bağının en somut ve en kutsal kanıtıdır.
Busan’a Dönüş
Sevgili dostlar, her yıl 11 Kasım saat 11.00’de dünya genelinde bir sessizlik hakim olur. “Turn Toward Busan” (Busan’a Dönün) sloganıyla insanlar, nerede olurlarsa olsunlar bir dakikalık saygı duruşunda bulunarak yüzlerini bu mezarlığa çevirirler. Bu, sadece geçmişe bakmak değil, insanlığın barış içinde “bir olma” anıdır.
Bugün burada, Busan’ın bu sessiz ve huzurlu bahçesinde yatan gençler sadece bizim değil, tüm dünyanın özgürlüğü için henüz 20’li yaşlarında canlarını feda ettiler. Onların anısı önünde saygıyla eğilirken, barışın ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha hatırlıyoruz.

